ANA SAYFA 

 BÖLÜMLERİMİZ 

 DOKTORLARIMIZ 

 HAKKIMIZDA 

 GALERİ 

 İLETİŞİM 

GONARTROZ (DİZ KİREÇLENMESİ) - Op. Dr. İbrahim Mustafa Çimen


Artroz yani kireçlenme halk arasında bilinenin aksine hareketsizliğe bağlı olmayan eklem kıkırdak yapısının bozulmasıyla seyreden ve günümüzün gittikçe artan bir sorunudur.Genellikle sebebi bilinmemekle birlikte artan yaş,aşırı kilo,geçirilmiş travma ve bayan cinsiyetin risk faktörlerini artırdığı bilinmektedir. Kıkırdaktan başlayan kireçlenme zamanla kıkırdağın altındaki kemik dokusuna,eklem içindeki ve çevresindeki bağlara ve eklem kapsülünü de etkileyebilir.

DİZ KİREÇLENMESİ

BELİRTİLER

 

AĞRI: En önemli şikayettir.Tedavideki ana amaç da ağrıyı ortadan kaldırmaktır.Ağrı ilk başlarda genellikle normal yürüme,merdiven inip çıkma,yokuş yukarı çıkıp  aşağı inme,çömelme gibi aktivitelerde olurken hastalık ilerlediğinde gece hareketsizken de olmaktadır.Bizim için gece uykudan uyandıran ağrı önemli bir kriterdir.

HAREKET KISITLILIĞI: Başlangıç evrelerinde yoktur. Hastalık ilerledikçe dizini tam kıvıramama, diz çökememe, alaturka tuvalet kullanımında sıkıntı, namaza oturamama, merdiven çıkamama gibi hareketlerin kısıtlandığı durumlar ortaya çıkar.

ŞEKİL BOZUKLUĞU: İlerlemiş vakalarda dizlerde varus (içe doğru yamulma) deformitesi görülebilir. Dizler yan yana getirildiğinde iç kısımlar arasındaki mesafenin arttığı ve birbirine değmediği görülür.

ŞİŞLİK: Diz Kireçlenmesinde çok sık görülen bir bulgu değildir.Özellikle romatizmal hastalıklara ve enfeksiyonlara bağlı olarak gelişen ikincil  artrozlarda sık görülen bir bulgudur.

 

TEŞHİS

 

HİKAYE VE MUAYENE: Teşhisin birinci ve en önemli adımıdır. Yukarda sayılan şikayet ve bulgular bizi kireçlenme teşhisine yönlendirir. Ardından yardımcı tetkiklere başvurmak gerekir.

RÖNTGEN: İlerlemiş vakalarda basit bir röntgen filmi ile teşhisi koymak ve tedavi şekline karar vermek mümkündür. Ancak başlangıç ve orta seviyeli kireçlenmelerde tedavi seçeneklerini belirlemek için mutlaka ayakta dururken (yani dizlere yük binerken) çekilmiş ön-arka, yan grafiler ile bacak boyunu ve açılarını gösteren uzunluk filmleri (ortoröntgenografi) alınmalıdır.

MR: Kireçlenme dışı diz sorunlarının ortaya konması ( menisküs, iç ve diş yan bağ, çapraz bağlar, kıkırdak sorunları, eklem faresi, tümöral yapılar,tendon ve kas rahatsızlıkları gibi) gibi ayırıcı tanı  açısından en yararlı tanı yöntemlerinden biridir.

TEDAVİ

 

Dizdeki kireçlenmenin (artrozun) derecesine göre, basit olarak yaşam şeklini düzenlemek, ağrı kesici ilaçlar, diz egzersizleri, fizik tedavi gibi konservatif tedavi yöntemlerinden , artroskopi, mikrokırık, otolog osteokondral veya kondrosit implantasyonları, yüksek tibial osteotomi gibi koruyucu ameliyatlardan, total diz protezi ameliyatlarına  kadar geniş bir yelpazeyi içerir.

Bu geniş tedavi yelpazesinden hasta için en uygun tedavi seçeneğine karar vermek de hekimin bilgi, beceri ve deneyimi ile doğru orantılıdır. En doğru tedavi; hastanın o anki durumuna göre hastaya en az zarar verecek ama en fazla faydayı sağlayacak yöntemi tesbit etmek ve bunu en doğru şekilde uygulamaktan geçmektedir.

 

AMELİYAT DIŞI TEDAVİ

 

YAŞAM ŞEKLİNİN DÜZENLENMESİ    Yürüyüş, yüzme, egzersiz gibi sporların hayatımıza sokulması ve düzenli bir şekilde uygulanması sağlıklı eklemlere sahip olmanın ilk kuralıdır.

BESLENME  Doğru ve dengeli bir beslenme, kilo yönetimi açısından son derece önemlidir. Tek yönlü beslenmeden,fast food alışkanlıklarından uzak durulmalıdır. Karbonhidrat, yağ ve proteini dengeli bir şekilde almak ve vücut kitle indeksini normalde tutmak gerekir. Kireçlenmeler obezlerde normal kilolu olanlara nazaran daha fazla görülmektedir. Çünkü eklemlerde birim yüzeye binen  yük ne kadar artarsa, o yüzeydeki kıkırdak hücrelerinin bozulma ihtimali o kadar artmaktadır.

İLAÇLAR   Başlangıç  ve orta dereceli eklem kireçlenmelerinde ağrı ve buna bağlı semptomları ortadan kaldırmak için kullanılabilir. Paracetamol grubu, NSAI(non steroid anti inflamatuar ilaçlar), kas gevşeticiler, Glikozamin Kondroitin Sülfat gibi kıkırdak yapı taşını oluşturan vitaminler kullanılabilir. Ayrıca eklem içine eklem sıvısı karakterindeki hyalürinik asit türevi iğneler yapılabilir. Bunlara ihtiyacın olup olmadığı, ne zaman, ne dozda ve ne kadar kullanılacağı mutlaka bir doktora başvurularak uygulanmalıdır.

FİZİK TEDAVİ   Başlangıc ve orta dereceli eklem kireçlenmelerinde hastanın şikayetlerinin azaltılmasında yardımcı bir tedavi metodudur. Semptomları azaltıp daha rahat bir yaşam sürmeye zemin hazırlayabilir. Ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırıcı bir etkisi pek olmaz.

 

CERRAHİ TEDAVİ (ARTROSKOPİK CERRAHİ)

 

Artroskopi; artroskop adı verilen özel bir kameralı sistem ile eklemlerin görüntülenmesi işlemidir.Ortopedistin, cilde açılan küçük bir delikten eklemin içerisine soktuğu, ışık kaynağı olan bir tüp aracılığı ile elde ettiği görüntüler sayesinde ilgili eklemdeki patolojileri saptamasını ve hatta gerekli tedavisini yapmasını sağlar.

Artroskopi ile eklemleri ilgilendiren sorunlara tanı konmasının yanısıra; eklem kıkırdağını ilgilendiren problemler, bağ yaralanmaları, menisküs hasarları, eklem içi enfeksiyonlar gibi pek çok rahatsızlığı gidermek de mümkündür.

Artroskopik cerrahinin, klasik cerrahi yöntemler ile karşılaştırıldığında;cerrahi yoluyla hastaya verilen zararın en az olması, ameliyat sonrası ağrının az olması,hastanın hastanede kalış süresinin azalması, komplikasyon oranlarının düşüklüğü ve cerrahi sonrası kalan izin daha az olması gibi pek çok avantajı mevcuttur.

YÜKSEK TİBİAL OSTEOTOMİLER

 

İLERLEMİŞ EKLEM KİREÇLENMELERİNDE ARTROSKOPİNİN YERİ YOKTUR

Özellikle 60 yaş altındaki hastaların diz eklemi kireçlenmelerinde; sadece dizin iç kısmının hasarlandığı ve dizde içe doğru eğriliklerin başladığı olgularda (tıbbi adı varus gonartrozu dur), hastanın şikayetlerini geçirmek ve proteze gidişini önlemek veya süresini uzatmak amacıyla yapılan bir ameliyattır. Dizin hemen altında, kaval kemiğinin üst kısmından kemiğin kesilip eğriliğin düzeltilmesi ve bu suretle dizin iç kısmına binen vücut ağırlığının buradan dış kısma kaydırılması esasına dayanır.

 

DİZ PROTEZİ

DİZ PROTEZİ

 

İyice ilerlemiş diz kireçlenmesi olgularında uygulanan ve genelde en son tercih edilmesi gereken bir  yöntemdir. Artık hastanın ağrısının çok şiddetli olduğu, yürüme mesafesinin iyice kısaldığı, merdiven inip çıkarken, tuvalet kullanırken, diz çökme veya namaz kılma pozisyonlarında iyice rahatsızlandığı durumlarda yapılır.

Diz protezi ameliyatı ciddi bir operasyondur. Her ciddi operasyonda olduğu gibi bu ameliyatlarda da bazı riskler bulunabilir. Bunlar anesteziye bağlı sorunlar, enfeksiyon, protezde gevşeme, derin ven trombozu , hareket kısıtlılığı vb durumlardır. Bu risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi amacıyla; ameliyat öncesi tüm rutin tetkikler yapılır, anestezi, dahiliye,  gerekirse kardiyoloji ve diğer branş konsültasyonları yapılır. Ameliyatına engel bir durum yok ve riskler en az seviyeye indirildiğinde operasyon gerçekleştirilir.

Diz protezi ameliyatında dizin bozulmuş tüm kıkırdak yapıları kesilip çıkarılır. Yerine uygun dizayn edilmiş krom-kobalt alaşımlı yeni bir metal eklem yerleştirilir. İki metal eklem arasına da sürtünmeyi azaltan, hareketi arttıran menisküslerin işlevini gören polietilen bir insert yerleştirilir.

Her şeyin yolunda gittiği başarılı bir diz protezi ameliyatı sonrasında hasta hemen ertesi gün ayağının üzerine basabilir, yürüyebilir ve kendi günlük ihtiyaçlarını giderebilecek duruma gelir. Bu ameliyat sonrasında dizdeki ağrı kaybolur, iyi bir egzersiz programı ile de tam hareket kazanır. Sonuçta ağrısız, düzgün, hareketli bir dizi olur. Konusunda uzman ve deneyimli bir ekip tarafından yapılmış bir diz protezi,  komplikasyon olmadığı takdirde ortalama 20 yıl herhangi bir sorun çıkarmadan normal bir hayatın devamını sağlayabilir.

DİZ PROTEZİ

 

Op. Dr. İbrahim Mustafa Çimen


 
 
Paylaş: